Recez,
Araplardaki ilk nazım şekilleri olarak görülen recez ve kasidin birinci beytleri mutlaka kafiyelidir. Nazım ahengini, vezin ve kafiye gibi iki temel unsurdan alır. Ayrıca kelimelerin mısra ve beyt içinde seçilerek yerine konulması üçüncü bir sebeptir. Araplar kasidenin yanında en çok recez nazım şekillerini kullanmışlardır. Zamanla İslam dairesine giren milletlerin edebiyatları ile temasta bulunmaları, konularda çeşitlilik, “rubai” ve “mesnevi” gibi yeni nazım şekillerinin ortaya çıkmasına sebeb olmuştur.
Recez, Arap arûzunda bir bahr' in adıdır. Bu isim “titreme” mânâsına gelmektedir. Söylenceye göre Arap şiirinin güçlü ve etkin olmasının sebebi olarak, devamlı uzun çöl yolculukları yapan Arapların deve üstündeyken söyledikleri türkülerin ahenk ve ölçülerine göre devenin hızını arttırması veya azaltmasını fark etmeleriyle başlar. Bu buluşun teknik olarak anlamı, develerin müzikten anladığı şeklindedir. Arap şiirinin bel kemiği olan ve daha sonra İslâm’ı kabul eden diğer halkların şiirlerine de sirayet eden Aruz Vezninin çıkış kaynağı da bu buluştur. Devenin attığı adımlara göre oluşturulan Aruz vezni memdud (uzun hece) ve maksur (kısa hece)’dan oluşan Tavil, Medid, Basit, Kâmil, Vefir, Hezec, Recez, Remel, Seri, Munsarih, Hafif, Muzari, Muktazab, Muctas, Mutadarik ve Mutakarib olmak üzere on altı alt başlığa ayrılır.
Arap Şiirinde bilinen ilk ölçü Seci’dir. Bu ölçü daha çok nesir biçiminde ve fakat kafiyeli olan yazılardı. Seci’ nin devamı olarak gelişen Recez Ölçüsü ise bir kısa ve bir uzun heceden oluşan bir ölçüydü. Doğallıkla Arap Şiirinde ilk ölçü olarak Recez kabul edilir. Recez’ le aynı dönem Muallakat’ ul Seb’ a (Yedi Askı) dönemidir. Terim ilk defa, çok sonraları Hammed er-Raviye tarafından kullanıldıysa da tam anlamıyla dönemi karşılamaktadır. Yedi Askı döneminde Arap halkı tarafından beğenilen en iyi şiirler Kabe duvarına asılarak sergilenirdi. Bu şiirlere de es-Samut (İnci Gerdanlığı) adı verilirdi. Dönemin ünlü şairleri arasında İmrul Kays, Tarafa, Zuheyr, Lebid, Amr bin Gülsüm, Antere, el-Haris bin Hilliza, Nabiga ve A’şa gibi isimler vardı.
Popüler Yayınlar
-
Otojir, Otojiro. Dik iniş ve çıkış yapabildiği için dar yerlerde de kullanılabilen, tepeden pervaneli uçan taşıt. Otojir, bir motor üst...
-
Kava, (Piper methysticum), Kava kava, Kava Biber, Keyif biberi (Piper inebrians). Mest biberi Korku biberi Sera biberi Bir cins ka...
-
Eşelek, Kesmük, Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli orta kısım. Halk dilinde elma, armut, ayva vb. meyveler...
-
Max Planck, (1858-1947) Nobel ödüllü, Alman Fizikçi. 23 Nisan 1858 yılında Almanya'nın Kiel kentinde doğdu, 04 Ekim 1947 yıl...
-
Maron, (Fr. marron, marroon). Kestane rengi.(İng. auburn - kumral, maroon) Kestane renginde olan. Açık kahverengi. Kestane rengi,...
-
Zürriyet, (Arapça, ذریت ). Eski dilde döl. Frn. génération, İng. offspring. Soy, nesil, döl, kuşak. Döl, soy sop, sulp(sulb). Süla...
-
Çıban, Çuban, Çıban , deride oluşan ağrılı, şiş apseye verilen isimdir.
-
Ekele, Oburlar, Çok yiyenler. Pisboğazlar. "Çok yiyenler, Oburlar" anlamında eski sözcük . Çok yiyenler, oburlar, pisboğazl...
-
Tirşe, Rak, Parşömen. Ak Deri, Üzerine yazı yazılan tabaklanmış ceylan derisi. Tabaklanmış ceylan derisi, Rak. Parşömen,...