Kullanılması gereken harfin yerine dil, dudak veya çenedeki kasılmalardan dolayı başka bir harf söyleme durumu ...

Peltek, 
İng. having a lisp,
Kullanılması gereken harfin yerine dil, dudak veya çenedeki kasılmalardan dolayı başka bir harf söyleme durumuna pelteklik denir. Bu durum dilin üst damağa çarpmak yerine havada kalmasından dolayı oluşur.
Tutuk, titrek bir biçimde.
Tutuk, titrek (konuşma).

Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen (kimse).
Peltek olan kimseler "R" yerine "Y" ya da "L" ünsüz harfini söylerler. Mesela  Remzi,  yerine Yemzi ya da Lemzi gibi telaffuz ederler. Bunun sebebi dilin üst damağa kadar kalkmayarak havada kalmasıdır. Dil üst damağa çarpmayınca Y ünsüz harfi olarak kalır ve pelteklik meydana gelir. Bu durum çocuklarda önceleri sempatik ve sevimli bulunur. Ama ileriki yaşlarda problem olur. Bu tür durumlarda bazı sözcükleri tam telefuz edemeyince konuşma bozulur.  Çocukta okuma problemi yaratır. Peltekliğin belli bir tedavisi yoktur. Ama üzerinde çalışılarak giderilebilmektedir.

Kullanılması gereken harfin yerine dil, dudak veya çenedeki kasılmalardan dolayı başka bir harf söyleme durumu ...

Peltek, 
İng. having a lisp,
Kullanılması gereken harfin yerine dil, dudak veya çenedeki kasılmalardan dolayı başka bir harf söyleme durumuna pelteklik denir. Bu durum dilin üst damağa çarpmak yerine havada kalmasından dolayı oluşur.
Tutuk, titrek bir biçimde.
Tutuk, titrek (konuşma).
Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen (kimse).

Peltek olan kimseler "R" yerine "Y" ya da "L" ünsüz harfini söylerler. Mesela  Remzi,  yerine Yemzi ya da Lemzi gibi telaffuz ederler. Bunun sebebi dilin üst damağa kadar kalkmayarak havada kalmasıdır. Dil üst damağa çarpmayınca Y ünsüz harfi olarak kalır ve pelteklik meydana gelir. Bu durum çocuklarda önceleri sempatik ve sevimli bulunur. Ama ileriki yaşlarda problem olur. Bu tür durumlarda bazı sözcükleri tam telefuz edemeyince konuşma bozulur.  Çocukta okuma problemi yaratır. Peltekliğin belli bir tedavisi yoktur. Ama üzerinde çalışılarak giderilebilmektedir.

Daha çok Afrika ülkelerinde görülen çok bulaşıcı ve ölümcül bir virüs ...

Ebola,
Virüs Hastalığı (EVH). 
 
Ebola, adını Afrika Kongo'daki bir nehirden almaktadır. Çok tehlikeli bir virüstür (RNA). Bulaşıcıdır. Hava yoluyla bulaşma tespit edilmemiştir. Kontrol altına alınmazsa salgınlar görülür. Hastaların kan ve vücut sıvıları ile bulaşır. Virüs, vücuda girdikten sonra ortalama 5-10 gün içinde hastalık gelişir. 

İshal, kanama, baş ağrısı, karın ağrısı, iştahsızlık, sırtta ve göğüste kas ağrısı, deri döküntüleri, halsizlik ve yüksek ateş gibi belirtilerle hastalığa neden olan virüsün doğal kaynağının Afrika’daki meyve yarasaları olduğu düşünülmektedir.  Ebola virüsü vücuttaki beyaz kan hücrelerini hızla yok ederek bağışıklık sistemini çökertir. Hastalığın seyri çok hızlıdır. İleriki dönemlerde tansiyon düşüklüğü, vücudun içinde ve dışında kanamalar (burun, makat vb.), karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozukluklar görülür. Ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Tanımlanabilen Sudan, Reston, Fildişi kıyısı adlı  üç tür ebola virüsü vardır.

Ebola virüsünün kesin bir tedavisi yoktur. Semptomlara yönelik ciddi bir tedavi gerektirir. Günümüzde destek tedavisi yapılmaktadır. Vücuttaki sıvı kaybını azaltmak için hastalara hemen serum verilir. Salgın hastalık olarak 4.gruptadır.


Virüs çok bulaşıcı ve ölümcül olduğu, belirli bir tedavisi ve aşısı olmadığı için hasta sayısını azaltmak ve ölümleri engellemek için uygulanabilecek yegane tedavi koruyucu önlemlerin alınmasıdır. Ebola virüsü taşıyan insanlarla yakın kontak hemen kesilmelidir. Hastanın izole edilmesi ve temas ettiği kişilerin de derhal karantinaya alınması gerekmektedir. Kişisel hijyene dikkat edilmelidir. Sağlık personelinin elbiseler, maske, gözlük, galoş vb. giysilerle hastanın vücut sıvıları ve kanıyla temasını engellemesi gerekmektedir. 


Afrika’da Hastalığın Görüldüğü Ülkeler:
Gabon, Güney Sudan, Liberya Cumhuriyeti, Gine Cumhuriyeti, Sierra Leone Cumhuriyeti, Uganda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire), Fildişi Sahilleri, Kongo Cumhuriyeti, Nijerya. 




Gözleri ağrılı ve kirpikleri dökülmüş kimse ...

Çipil,
Fr. Madarose ou madarosis 
Gözleri ağrılı ve kirpikleri dökülmüş kimse.
Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş (göz).
Gözleri çapaklı olan (kimse).
Ağrılı, hastalıklı ve kirpiksiz göz. 
Küçük gözlü (kimse). 
Çapaklı göz.
Sevimli, neşeli bakış.
Gözleri sürekli kısık bakan kimse. 
Uykudan yeni kalkmış mahmur bakan kimse.

Popüler Yayınlar

Translate

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı